7 Mayıs 2010 Cuma

Nereye doğru?

Bir zaman sevgililerin birbirlerine söylediği sözler aklına gelir insanın. Yaşın önemi yoktur. Gelir işte birden aklına insanın.
‘’ Sen benim her şeyimsin’’ gibi…
Peki ya sonra?
Söz uçar yazı mı kalır ?
İnsanoğlu kadar sözlerini kendi kendine tüketen bir baska yaratık yoktur.

Aklıma Shakespare’in bir şiir geldi.

‘’Korkuyorum-
Yağmuru seviyorum diyorsun,
Yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun...
Güneşi seviyorum diyorsun,
Güneş açınca gölgeye kaçıyorsun...
Rüzgarı seviyorum diyorsun,
Rüzgar çıkınca pencereni kapatıyorsun...
İşte, bunun için korkuyorum;
Beni de sevdiğini söylüyorsun... ‘’

Şiir nerden geldi aklıma bilmiyorum ama bildiğim şey; sanırım o zamandan bu zamana, insanların sevgi anlayışları çok değişiklik göstermemiş. Keşke ‘’sen benim her şeyimsin’’ dediğimiz kişilere gerçek anlamda her şeyimiz olabilme imkanını, belli kısıtlamalara tabii tutmasak, sözde kalmasa ya da ‘’seni seviyorum’’ dedigimiz kisileri gercekten sevebilsek, sözde söylenmis iki kelime olarak kalmasa bizim icin. İyi ki keşkeler var…

Akılda kalan şey, umudu, hayal kırıklığı, sevgisidir daima. Gönül birlikteliğidir aranan. Dilin kemiği yok, insan her şeyi söyler. Söylese de bilinirse eğer gönlün sahibi olunduğu, gönlün hudutsuz açık olduğu ona, iste o zaman söylenen sözler unutulur. Mutsuzluluklar günlük olur. Mutluluklar ebedi.

Hiç yorum yok: