
Bir sey karalamadan önce özcan deniz in sevdanın rengi diye bir sarkısı vardı farkındayım ama yazdıktan sonra basligi aklıma geldiğini belirteyim de emek hirsizi durumuna düsmeyim.
Her insanın çok sevdiği bir renk olur mutlaka. Farzedelim benim ''mavi'' olsun. ''Mavi'' benim askımın rengi midir? Hayır degildir.Peki asık oldugum kisinin sevdiği renk'' mor '' olsun. Mor Askımızın rengi midir? Hayır yine degildir.
Peki sevdanın, askın, hoslanmanın, beğenmenin falan filan rengi nedir ? hepsinin ayri bir rengi mi vardır?
Yine cevap hayır. Çünkü bizler normal insanlarız. Adam Fawer'in kitaplarından firlamıs karakterler değiliz.İnsanoğlu cok sever bir seyler uydurmayı, bir seyleri bir seyelere bağlamayı , neden saymayı.İzlediğimiz filmlerden, dizilerden, okudugumuz kitaplardan, dinlediğimiz müziklerden ya da hayali kurgularımızdan cok farklıdır hayat.''Prison Break'' izlerken onu yasayabilirsiniz ama bu en fazla 50 dk sürer ya da kac bölüm izliyorsanız o kadar sürer.Dizi bitince gercek hayat kaldıgı yerden devam eder. Açsanız hala açsınızdır, Çişiniz varsa hala vardır, yalnızsanız hala yalnızsınızdır.
Ancak yine de insanoğlu bu bilinçli olarak kendini kandırmalarını çok sık yapar, bu renk konusunda oldugu gibi. ''Bizim şarkımız calıyor''hadi ordan. ''Bizim rengimiz'' hadi ordan, ''Bizim şehrimiz'' hadi ordan.
Sizin sehriniz ya da şarkınız da yok.Sizin şehriniz, şarkınız falan filan hepsi tükenecek, kendini yok edecek,bitecek ve her sey sona erdiği zaman o renk size ait olmayacak, sadece hatırlatacak ve bu da acı verecek. Acı verdiği halde hala sizin olamaz.Çünkü o artık sizin şarkınız, sizin şehriniz olamaz.İlla bu durumu bir renge baglayacaksak, kendimizi bunun icin kasıyorsak o zaman ''acının rengi''dir o artık(acı da aşktır diyenler filan olursa evet öyledir katılıyorum).Bir süre daha gececek insanoğlu biraz duruma ayak uydurup, kabullenecek bazı seyleri ve o zaman bir cümle önce uydurduğumuz ''acının rengi'' de geri dönüşüm kutusuna yollanacak.Artık acı vermicek.Sadece bir nefes alacaksınız, derin bir nefes ve bırakacasınız.İste hepsi bu olacak.
Bu söylediklerim normal insanlar için.Bir de az sayıda anormal insanlar var.Onlar inatçılıklarıyla birlikte askı ya da acıyı filan birlestirip ortaya tehlikeli ya da kendi gibi anormal durumlar ortaya cıkarırlar. Ölüm, tekrar birleşme askıyla vb.gibi.
Ask her insana hayatta bir kez uğrar.(kişiler arası aşktan bahsediyorum takım sevgisi, hayvan sevgisi, doğa sevgisi filan değil) Ve onun rengi de olsaydı eğer ''siyah'' olurdu sanırım.Kendimizi kandırmayalım.Ayaklarımız yere bassın. Dünya içinde milyarlarca insan varken siz bir kisiye güvenirsiniz ve o da sizi sırtınızdan vurur, çeker gider ve size o aşkın sancısı kalır nazim'in da dediği gibi. Hayat acımaz insana kaldı ki renk versin her bir boka.Güneş görmeyen aşklarımız olacak dünya döndükçe ve anlayacağız aşkın bir aldatmaca olduğunu.Acı cekmemiz ve acı sonucunda Tanri'ya sığınmamız için ayarlanmış bir düzendir,aldatmacadır.Sadık asıklarımız olmayacak hic bir zaman.(oldugunu sananlar ise merak etmesinler daha karsılarına terketmelerini gerektircek bir durum cıkmamıstır)
Aşkın rengi siyah beyaz arasında bir ton ya da bir ucu siyah, diğer ucu beyaz.
Beşiktaşlı arkadaşlarında dediği gibi Siyah- Beyaz, Ölüm-Yaşam, amina koyim sevdaam.(sevda ismi imaa etmemistir ve küfürlü kısım ektir taraftarlarla ilgisi yoktur.)
Bir sarki vardi böyle askın izdirabını filan diyordu hatırladım nedense...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder