13 Eylül 2010 Pazartesi

Hayrola

Bugün kötü bir gün. Oysa iyi başlamıştı keyfim yerindeydi.Zaten hüzünlenmeye bahane arar bir yapım var aylardır. Sıkıntı gelip beni buluyor sanki ben kaçsam da.
Başladığı gibi gitmiyor hiçbir şey. İyi başlayan, devam eden gün kötü noktalanabiliyor.
Referandum sonucu ve milli takımın yenilgisi keyfimi kaçırdı.
Dün arkadaşlara yeniliriz demiştim ama yine de ne bileyim... Hatta ben sırbistan maçından öncede şans vermemiştim bizimkilere ama yürüdükleri yolda şampiyon olmalarını görmek isterdim.
Canları sağolsun, yaşattıkları gurur için şükranlarımızı sunuyoruz tek tek hepsine.
Referandum için bir şey demek istemiyorum.İzleyip göreceğiz güzel ülkemizin halini.

Messenger sorunlu sanırım.Ne yazdığım gidiyor ne yazılan geliyor.(sorun sadece bende de olabilir ama bu olan sorunu değiştirmiyor ne yazık ki) Facebook günlerdir uyuyor, açmıyorum bile. Twitter'da twitler hep referandum ve milli takım üzerine ''göte giren şemsiye açılmaz'' hesabı. Daraldım görmekten.
Hani olur ya nefes alamzsınız yana yana kese kağıdı arasınız. Çünkü filmlerde görmüşsünüzdür... Şu an o durumdayım ama kese kağıdı aramanın beni rahatlatmayacağını biliyorum, şanslıyım. Uykusuzum ama uykumda yok. Ve sanırım yazdıkça içinde bulunduğum boktan durumu daha net görmeye başladım, bu beni bokun içine daha çok batırıyor. Bu yüzden tamam tamam kısa kestim..
Yazı tura atacağım şimdi. Yazı gelirse film izleyeceğim, tura gelirse kitap okuyacağım.
Hadi bana eyvallah


Ruh halimi yansıtan bir resim aradım ve buldum. İşte ben...

Hiç yorum yok: