10 Eylül 2010 Cuma

Hung



2.sezonu devam eden bir dizi. İzleyecek bir şey bulamadığım bir dönemde başladım izlemeye.İyi mi yaptim kötü mü yaptim? İzlemenin neresi kötü olabilir vaktiniz varsa eger :)
Kesinlikle izlemeniz gerekir demiyorum ama siradan gecen bir gününüz varsa ve siz de biraz neşe katmak istiyorsanız izleyebilirsiniz.

Küçük uyarılarda bulunayım ailenizle filan izlemeyin +18 durumu var.

Nedir bu dizi diye de kucuk bir fikir vereyim sizlere.

Yaşı 40 civari gezinen iki çocuk babası bir adamın hayatındaki tüm güzel şeylerin birer birer mahvolmasını konu alıyor.
Fransızların felaketler üçer üçer gelir sözü bu diziyi tanımlar sanırım. Bu şartlar altındaki karakterimizin, işin içinden çıkma çabası kimi zaman güldürüyor. az da olsa dram mevcut içinde dizinin. Kalite bakımından orta seviyede. Diyaloglar da çok çok iyi diyemem. Ekstra şeyler çok fazla yok. Diziyi ilgi çekici kılan şey çıkış yolu olarak karakterimizin penisini pazarlaması. Ayni zamanda bu penisini pazarlayan adamimiz bir ögretmen ve de okul takımının koçu. Malum bizler jigolo kavramını ilgi çekici buluruz.Öyle değil filan demeyin şimdi :) Ben de bakayım nasıl yapmışlar diye başladım.Eh işte jigolo olmak istermisiniz diziyi izlerken bilmiyorum.Ben istemedim.Fakat izleyin derim en azından aklınızda bir fikir oluşturur mesleğin incelikleri hakkında :) Zaten öğretmenlik yaparak hayatını kazanmaya çalışanların ikinci bir iş yapmak zorunda kalması ülkemizde sıkça gördüğümüz bir şey.Biz de jigolo olan aç kalır gerçi ama neyse...

Bir dizi tanıtım bölümümüzün daha sonuna geldik. Esen kalın :)

Hiç yorum yok: