6 Ekim 2010 Çarşamba

Rüya Sonrası, Gün

Aylardır uykumda bir boktan rüya görüyordum.Dün gece iki rüya gördüm. İlk gördüğüm rüya, beni uykudan uyandırabilecek kadar kötüydü. Uyanıp, ağlamak... Yetişkin bir erkeğin, rüya yüzünden ağlaması gerçekten acınası bir hal. Ne ölüm vardı rüyada ne de kan. Korkulması gereken bir şey yoktu ancak ağlamak ya da rüyadan sıçrayarak uyanmak, içimizde kalmış ve bize acı veren şeylerin bilinçaltımıza yerleşmesi ile oluyor. Her gün dayak yiyen bir çocuğun, dayak konusu geçince oturup ağlaması muhtemeldir. Benim rüyada ağlamam bu örnekle bağlanabilir. Bana acı veren bir kaç şey var bu hayatta. Bir çok şeyi boşvermiş olmama rağmen, o birkaç şeyi unutamıyorum, depoya ya da tavan arasına kaldıramıyorum içimde.
Evet, aşk ile ilgili sıkıntım var ve rüyada bu içeriği barındırıyordu içinde.
Arada bir bu tür rüyalar görmek, baş edilebilir kabuslar olur, evet. Ama haftada 3-4 gece bu tür rüyalar görmek, insanı mahvediyor. Umarım, sizler yaşamazsınız böyle geceleri. Düşmanıma bile bu konuda beddua edemem artık, çünkü öğrendim ne boktan uykular uyuduğumu.
İş rüya görmek ile de bitmiyor, sonrasında uyanıyorsunuz ve gördüğünüz rüya, tüm gününüzü yok ediyor.Hayalet gibi dolaşıyorsunuz. Aklınızdan rüyayı çıkaramıyorsunuz. O gün iyi bir şey de başınıza gelmiyor, kötü şeyler gelirse berbat olan günün nasıl bir hal alacağını siz düşünün artık.

İkinci gördüğüm rüya, akıl sağlığımı korumam için beynimin bana rüya uyarlamasıydı sanırım. Yalancı rüya işte. Hani keyifli bir rüyaydı ama bir önceki rüya sağolsun keyifli rüyanın keyfini yok etti. İkinci rüya sadece rüya olarak kaldı ben de. Dolayısıyla bugün, boktan ruh halim devam ediyor. Bu rüya sonrası halleri için bir ilaç filan olsaydı keşke diyorum bazen.
Çok yıpranıyorum ve artık bu rüyalar beni çıldırtmak üzere.En zayıf olduğum konunun, sürekli yeni yeni tasarımlar, versiyonlar halinde rüyalarıma girmesi of!

Hiç yorum yok: