9 Haziran 2010 Çarşamba

Futbol, Holiganizm, Aşk


Futbol, 11 kişilik sahaya çıkan 2 takımın mücadelesi üzerine kurulmuş, az sayıda kuralı olan bir spordur.Dünyanın içinde bulundugu bu durumda futbol artık sadece spor degildir.Bir futbolcunun 90 bir sey milyon avroya satın alındıgı düzen içersinde futbola sadece spor demek dogru değildir.Futbol üzerine bir cok sey yazılabilir ancak kisa tabiri sudur: spor olmasıyla birlikte aynı zamanda spor dısında her sey olabilen bir seydir futbol.

Holiganizm, sadece futbol üzerine bir kavram degildir mutlaka.Tüm spor dallari için geçerlidir.Fakat Avrupa' da futbol öyle bir hal aldı ki holigan dediğimiz kişilerin neredeyse hepsi futbol taraftarlari.
Hal böyle olunca holigan diye tanimlanan taraftar profillerini öncelikle bir hatırlayalım.
İngiliz takımları bu konuda dünyaya nam salmıslardır. Ekonomik gücleri olan takım ve taraftarlarının, takım ile birlikte dünyanın bir ucuna da olsa gittiğini biliyoruz.Gittikleri her yerde su gibi bira içemleriyle ve içtikten sonraki kafa durumlarına bagli olarak, oynanan maçın sonucu taraftarların olay cıkarıp-cıkarmayacagını belirleyen etkenler oluyor. Yenilgi sonrası ortalıgın karısması an meselesi.Zaten kafaları bir dünya...

İtalyan taraftarlarda ingilizler kadar fanatikler.İtalyan taraftarlarda siyasi grupların da oldugunu biliyoruz.Lazio aşiri sag kesim iken, livorno sosyalist bir takımdır taraftar gruplarıyla birlikte.Tren kaçıran italyan takımı taraftarlari, tribünden motor firlatan bir italyan taraftarı,her macta mutlaka bir olayın cıktıgı lazio-roma taraftarlari.

Fransa'dan marsilya, Psg ilk aklıma gelenler, İspanya'da cok aşırı olmamakla birlikte barcelona-R.madrid arasındaki cekisme, madrid derbisi, barcelona-espanyol derbisi gergin gectiğini zaman zaman olayların yasandıgını biliyoruz.
Almanya'da bu tür olaylar cok nadir.Bira tüketen ama olay cıkarmadan dağılabilen cok taraftar vardır.Almanya ve taraftar sözleri geçince ilk akla gelen takım St.Pauli sanırım ya da en azından benim öyle.Taraftarlarını Almanya dışındaki bir çok kisi de tanır.St.Pauli için daha kapsamli bir arastırma yapılması gerek ve bu konu da...

Yunanistan'da Olimpiakos,panatinaokos,Paok ilk aklıma gelenler.
Türkiye'de büyük takım taraftarlarını öncelikle sayılması gerekiyor.Türkiye'de dünyaca tanınan ve takdir de toplayan aynı zamanda en bilindik taraftar Beşiktaş'ın Çarşı grubudur. Çarşı grubu ayrıca bir arastırma yapmak gerekiyor ve bunu ilerleyen günlerde yapıp sizlerle paylaşacagım.


Galatasaray,Fenerbahçe,Trabzonspor,Göztepe,Karsıyaka,Altay,Eskisehir,Adana Demirspor başı ceken taraftar gruplarıdır.Son yillarda ortaya cıkan Bursa ve Ankaragücü taraftarları için aynı seyleri suan söylemek mümkün değil.Daha yeniler ve zaman gerekiyor.
Şiddeti tasvip etmemiz mümkün değil. Tribün içerisinde insanların ölmesinin dogru bir yanı yok ve asla da olamaz, savunulamazda. Aşkını aşırı uçlarda yaşayanların kendilerini kaybetmesi sonrasında şiddetle insanların arasındaki perde kalkıyor.Sonrası malumunuz hoş olmayan sahneler.

Aşk, futbola duyulan aşk ve bir de futbol takıma duyulan aşk vardır.Futbola duyulan aşkta önemli olan bir takım değildir.İyi futbol oynayan tüm takımların maçlarının takip edilmesi ve o takımlar için para harcanması(forma,bilet,tv paketleri) o takımlar için zaman harcanmasi vb. gibi bir cok fedakarlık yapılır ki aşkta fedakarlık üzerine kuruldugu için aşktır sanırım.
Diğer aşıklar ise sadece bir futbol takımının peşinden giderler ve dünya da bu bir takıma aşık olanlar daha cogunluktur genel futbol asıklarına göre.Liverpool taraftarlarındaki liverpool sevgisi de buna bir örnektir.Ülkemizde Beşiktas,Fenerbahçe ve Galatasaray takımını destekleyen taraftarların büyük çoğunlugu da bir takıma aşık olan kitle içerisindedir.
Futbol ve aşk kelimeleri arasında ilisşiki kuramayanlar vardır mutlaka.Düsünelim ve ilgi kuralım.Yağmurda, karda deplasman yollarıan düsenler,bilet kuyruklarında saatler tüketenler, ögrenci olup kısıtlı parasıyla forma vb. seyler alma peşine düsünler, karşı takım taraftarlarıyla kavga edenler gibi bir cok neden sıralanabilir ve bu nedenler aşık oldugu kız için yaptıgı seylerle aynıdır bir erkeğin.Bir kıza aşık olan bir erkek bunları yaptıgı için aşıksa, bunu bir takım için yaparsa da o takıma da aşıktır.Düz bir mantık oldu ama gayet gecerli bir mantık bence.
Yenilgi sonrası ya da kaybedilen sampiyonluk sonrasi ağlayan bir erkegi görmek, milyonlarca televizyon izleyicisine ragmen, baska nasıl acıklanabilir ?
Hayatını adamış insanlar, genç körpe cocuklar-ögrenciler, doktoru, mühendisi, işçisi, zengini futbola duyulan aşkın birlestiriciliğiyle birlikte hepsi bir çatı altında baska türlü nasıl toplanabilir?
Tuttuğunuz takımın hangi ligte olduğunun önemli olmadığı,kazanmasının ya da kaybetmesinin önemli olmadığı sadece takımla birlikte her zaman ve her yerde,her şartta desteklemektir aşk olan.Göztepe taraftarları buna bir örnektir, Adana Demirspor taraftarlari da keza öyle.


Futbol ve futbol taraftarlığı üzerine filmler yapılmıstır
Green Street Holigans, The Football Factory,Goal 1 2 3 serisi, Victory...

Vedat özdemiroğlu'nun kisa filmide futbola duyulan sevgiyi örneklemede örnek gösterilebilir.



Bookmark and Share

Hiç yorum yok: