
Türk sinemasının yükseldiğini düsünmeyenlerdenim dogrusu ben.Yıl içinde yapılan,cekilen filmlerin artmasından dolayı bu tür söylemlerle karsılasıyoruz.Yüksek bütceli olması iyi film oldugu anlamına gelmiyor maalesef ki filmlerin yüksek bütceli oldugunu da düsünmüyorum.Uyduruk filmler çoğu.Bakıyoruz kaliteli film cekilmis mi diye ne yazıkki yok,cekilmemis.Tüm filmler için kötü de demiyorum, bazi filmler var cok cok iyi film diyemesem de cok kötü ya da kötü filmler de diyemeyecegim filmler ama genele vurursak izahı durum uyduruk filmler diyip gececegim durumda.Fatih Akın'ın filmi olan ''soul kitchen'' deseniz Alman sinemasına giriyor daha cok.Sibel kekilli'nin oynadıgı ''Die Fremde'' filmi de yine bizim sinemamız sayılmaz bana göre.İsmi bile almanca olan film icin sahiplenmemiz ne kadar dogru?
''Baska dilde ask'' bir nebze de olsa kalitesi vardi.Eski filmler vardi hatırlarsanız örnegin bir Kemal sunal filmleri ya da kadir inanır filmleri,hani ''Yeşilçam'' diye tabir edilen filmler.O filmler cok paraya çekilen cok iyi malzemeler kullanılan filmler değillerdi mutlaka ama o filmler iyi senaryolarla, iyi oyuncularla, işini bilen yönetmenlerle çekilen filmlerdi.Simdi düsünelim bu yapılan filmleri ve o eski ''yeşilçam''filmlerini.Aradaki fark tam anlamıyla bir ucurum.Hemde kör,ürkütücü bir uçurum.Şimdilerde erotik filmler bile yok elle tutulacak.Şahin K. ile yetninen bir halktan bahsediyoruz.(acayip gülesim var kendimi zor tutuyorum Şahin K. nin ismi bile mahvediyor insanı.) Türk sinemasının bir tema sorunu var.Nerede durması konusunda kafasi karısmıs bir sinema bizimki.Bir yandan Amerikan vari kareler,konular, düsünce anlayışları diğer yandan Türk sinemasının bize özgü havasini vermeye calismanın gayreti.''Romantik Komedi'' filmi de Hollywood özentisinin sonucu bir film.Gece hayatlari, lüks evler falan filan ve onu izleyen gecekondudaki halkim.Eğlenceli olup olmaması zerre kadar umrumda degil simdi bunlari yazarken.
''Recep İvedik, Kanal-i-zasyon, Yahşi Batı, Maskeli Beşler'in uzatılan ve icine sıcılan tüm serileri, '' Bizim komedi anlayısımızı bu kadar alt seviyelere indiren senarist ya da yönetmenlerinde allah taa belalarını versin.Yazacak kağit bulamazsınız insallah.Daha bu ismini hatirlayamadiğim gençlik filmlerini de saymıyorum daha önce cekilen.Bir ara tavan yapmisti hepimiz hatırlarız sanırım.Kalitesizliklerini, sirf ekonomik gelir üzerine kurdukları tuzaklarına düsen bizlerinde zaten iyi filmleri hakkettiğimiz yok.Öyle göte böyle penis hesabı.
''Çıngıraklı Top, Sonsuz,Karanlıktakiler, İki dil bir bavul'' izlemediğim ama bir ara bakmayi düsündüğüm filmler.Bu filmlerin en azindan vasatin altina inmeyeceğini düsünüyorum.10 üzerinden puan vermeyi sevdiğimiz icin bu filmler ortalam degerlerde olur en aizndan benim icin öyle gibi.
''Nefes,Neşeli hayat'' fena filmler değil.Neşeli hayat filmini izlerken en azından bu benim halkim diyebiliyorsunuz.Düşünceleri, yaşam şekilleri için.
Ben cok yakın zamana kadar Türk Filmlerini izlemiyordum.Nedeni de tahmin edersinizki bana bir sey vermediğini düsündüğüm filmlerden olustugu icindi.Bir filmi izlersiniz etkisinde kalırsınız iste o film iyi bir filmdir ya da filmden bilmediğiniz bir cok seyi ögrenebilirsiniz bu da iyi filmdir.Sinemanın ögretici olma zorunlulugu illaki yok genel için ama benim için kişiye indirgendiğinde var.Ben vakit kaybı olarak nitelendirdiğim filmleri izlediğim için üzülürüm.Çünkü ben okudugum kitaptan ya da izlediğim filmden bir seyler ögrenmeyi ya da bana bazı fikirlere ilerisi için ışık olmasını umarim.Biz Türkler bu kadar tembel oldugumuzu ah bir de kendimize itiraf edebilsek. Okuldan kacariz, ödev yapmayız, tecrübeli birinin sohbet arasında önemli bilgiler içeren konusması sırasında bir kizi ya da aksamki macı filan düsünürüz.(kizlarda buna yakın ya da tam tersi seyleri düsünebilirler emind değilim) Böyle oldugu sürece de bir filmden bir seyler ögrenme zorunlulugu hissetmememiz normal sanırım.1 kişinin böyle olması değil her yerde bu tür bir kişinin olması sorun.
Filmlerin Soundtrackleri filanda hic güzel değil.Bu anlamda cok yetersiz kalıyor Türk sineması. Okan bayülgen ve teoman'in rol aldiği ''Romantik'' filmi sanırım (umarim yanlış hatırlamıyorumdur) ''Veda Busesi'' şarkısı pamela'nın seslendirdiği filmin ne kadra önüne gectiğini sadece ben mi düsünüyorum? Ben filmi izlemediğim halde şarkıyı defalarca dinlemistim.Merak edip izledim filmi nasıl acaba diye ama bu kadar sacma bir film gereksiz bir filmi izlediğim için kahroldum filmin ardından.Ve inanırmısınız bilmem ama şarkıyı daha önce beğendiğim kadar beğenmez oldum film sonrası.
Ve bir de filmler için hakettiklerinden fazla ücret talep ediyorlar.Sinemalar ateş pahası resmen.Daha sonra korsanla filan şavaşmaya kalkıyorlar.Ulan siz verdiğiniz bir boka yaramayan filminiz iç,n benden tomarla para almaya kalkıyorsanız ee yuh diyen biri de cıkar bu duruma.Bu divxler, Dvdripler için ben çok yanlış filan diyemeyecegim.Sinemaya gidemeyen ya da gidip sonrasında sıkışan bir cok ögrenci var.Sevgilisiyle birlikte sinemaya gitmemek için türlü bahaneler uyduran kac ögrenci gördüğümü söylemek istemiyorum.
Bunlar yakın zaman filmeri.Zaman zaman eski ya da yeni filmler üzerine yazmaya devam edeceğim.
Çok beğendiğim bir film olursa tavsiye de etmeyi düsünüyorum açıkcası.
Fatih Akın filmleri icin ne kadar bizim sinemamız bünyesinde olmadıgını düsünsemde izlenmesi gerek filmlerinin.Kendime yakın buldugum bir tarzi var. ''im juli'' benim favori filmimdir Fatih Akın filmeri arasında.im juli için ayrica bir yazı yazmak gerekir.Çok özel bir film.
Diziler içinde bir şeyler yazmak gerekli ama içimdekileri bir kac cümleye siğdiramam.Boku çikmiş durumda çünkü.Bol beddualı bir yazi yazicam yakında.
Bu arada geçenlerde ''off karadeniz'' filminin afişini gördüm.Dikkatli bakın afişe bir şeyler mutlaka dikkatinizi çekecek. Yetersiz photoshop mu desem ne desem bilmiyorum. Melisa papel kızımızın film karesi içerisnde yer alan setteki resimlerden birini gelişigüzel yapıştırmışlar afişe.Ulan insan az özenir be siz özen meyin sonra izlensin diye bekleyin.Bunlari görüp gidersem o filme aklima şaşarım.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder